Kitaplar

AZERBEYCAN Mİ- TÜRKİYE Mİ?



🇦🇿 AZERBAYCAN – 🇹🇷 TÜRKİYE


Kaç Puan Verirsiniz? (10 ile 100 Arası)


İnsanoğlu, fıtratı gereği iyiliğe (hayra) meyyal olarak yaratılmıştır; çünkü o zayıftır.

İyiliğe eğilimli olan insan, en küçük bir güzelliği unutmadığı gibi, kötülüğü (kubh) de asla unutmaz.

Zira insan; iyiyi de kötüyü de ayırt edecek bir kalp, bir vicdanla donatılmıştır.



Neden Bu Mukaddime?


Beşinci kez “Kardeş Ülke” Azerbaycan’a, kardeş şehir Bakü’ye gidiyorum.

Her gidişimde iki ülke arasında farklı izlenimler edindim.

Bu defa gördüklerimi bir mukayese hâlinde kaleme almak istedim.

Zira kardeşlik, sadece sözle değil; hâl ile, davranışla, güler yüzle yaşanır.



HAVAALANLARI


1. Hizmet Anlayışı: Türkiye mi, Azerbaycan mı?


Sabiha Gökçen Havalimanı (Türkiye)


Valiz taşımak için kullanılan tekerlekli arabalar: 45 TL.

Üstelik görevlinin asık suratı da bu ücretin “bonus”u gibiydi...


Bakü Haydar Aliyev Havalimanı (Azerbaycan)


Arabalar ücretsiz, görevliler yardımsever.

Yorgun değil, tebessümlü.

Bir yolcunun yükünü sadece taşımıyorlar; gönlünü de hafifletiyorlar.





Valiz Ambalajı (Naylon Sarma)


🇹🇷 Türkiye: 23 Dolar (yaklaşık 950 TL)


🇦🇿 Azerbaycan: 6 Manat (yaklaşık 3 Dolar / 140 TL)



Aynı işlem...

Ama aradaki fark üç kat değil, adeta üç dünya kadar.



GİRİŞTE PERSONEL DAVRANIŞLARI


Türkiye:

Görevliler genellikle yorgun, ses tonları sert, beden dilleri “Zaten yorgunum, sen de üzerime gelme,” der gibi.

“Çabuk kardeşim, çıkar, geri git…” gibi ifadeler, misafirperverliğin yerine telaşı koymuş.


Azerbaycan:

Tam bir mihmandarlık örneği.

Selamla karşılıyorlar, tebessümle uğurluyorlar.

Sanki her biri, “Sen bizim misafirimizsin,” diyor hâlleriyle.



VALİZ KONTROLÜ


Türkiye:

En ufak fazlalığa bile müsamaha yok.

Bir yolcuya fazla bagaj nedeniyle “Eşyanızı çıkarın ya da ücret ödeyin” denildi. Kadıncağız mahcup oldu; sonunda ücret ödedi, ama bu kez fahiş bir miktar istendi — neredeyse biletin yarısı kadar!


Benzer bir durum bana da denk geldi. Valizim neredeyse boştu.

Ücreti sordum: 50–55 dolar!

Valizi bıraktım ve dedim ki:


 “Bu parayı vermem.”


Azerbaycan:

Bir yolcunun sırt çantası azıcık fazlaydı. Görevli baktı, ölçtü, sonra dedi ki:


“Önemli değil, sizi yolculuktan mahrum etmeyelim.”

Ne güzel bir anlayış… Bir tebessüm, bir kolaylık, bir gönül ferahlığı.


 UÇAKTA


Türk Hava Yolları:

Sadece su ikramı.

Bazı özel havayollarında onu bile bulmak zor.


Azerbaycan Hava Yolları (AZAL):

Gökyüzünde adeta bir ziyafet sofrası.

Tam menülü yemekler, içecekler, tatlılar...

Personel, yolcuya “müşteri” gibi değil, misafir gibi davranıyor.

Sema da olsa, edep ve incelik aynı yerde.



HAVAALANINDAN ÇIKIŞ


Türkiye:

Polisler ciddi ve vakur, ama yorgunluk yüzlerinden okunuyor.


Azerbaycan:

Nazik, tebessümlü, kibar…

Her biri Türkiye’yi seviyor; bu sevgi beden dillerinden taşarcasına belli.


Çıkışta belirli aralıklarla görevli bulmak mümkün; hepsi ilgili, hepsi yardımcı.


Bir sahne hiç aklımdan çıkmadı:

Küçük bir çocuk ağlıyordu, burnu akmıştı.

Masadaki güvenlik görevlisi yerinden kalktı, bir peçete alıp çocuğun burnunu kendi eliyle sildi.

O an, medeniyetin ölçüsünün nezaket olduğunu bir kez daha anladım.


TAKSİ VE ULAŞIM


Azerbaycan:

25 km mesafe – VIP araç 12 dolar, normal taksi 8 dolar.

Şoförler saygılı, güler yüzlü, ölçülü.


Türkiye:

Aynı mesafe 1150 TL (yaklaşık 28 dolar).

Yakıt pahalı olabilir, ama üslup neden bu kadar sert olmalı?


Denilebilir ki, “Orada yakıt ucuz.”

Ona da baktım:

Azerbaycan’da dizel 0.66 dolar, Türkiye’de 1.20 dolar.

Yani iki kat fark var, ama taksi ücreti 3,5 kat fazla.


Elbette dürüst ve gayretli taksicilerimizi tenzih ederim;

ancak genel tablo yorgun, sabırsız ve tahammülsüz.



SONUÇ


İki ülke de bizim.

Biri ana vatanımız, diğeri kardeş vatanımız.

Ama gözlemlerim net:

Hizmet anlayışı, misafirperverlik, güler yüz ve fiyat dengesi bakımından Azerbaycan birçok alanda Türkiye’nin önünde.


Temennim, iki kardeş ülkenin birbirinden öğrenmesi;

kardeşliğin sadece sözde değil, hizmette, davranışta ve gönülde de sürmesidir.


 TESBİT


Her şeyi devlete yüklemek doğru olmasa gerek.

Ferdin kendisi dikkat etmeli.

Zira devlet dediğimiz şey, fertlerden (bireylerden) meydana gelmez mi?




KUSUR KİMDE?


Devlette mi?

Kurumda mı?

Bireyde mi?

Zannederim, herkesin payı var.



Birileri dedi ki:


 “Ama onlar Filistin yerine İsrail’e yardım ediyor.”


Dedim ki:

 “Türkiye ve Yemen’i saymazsak, hangi ülke yardım ediyor Filistin’e?”




Ph.D. Mehmet Rıza ÖZACAR

Gazeteci • Araştırmacı • Yazar