Kitaplar

BİR BEŞİK

Bir Dua, Bir Beşik...


Hayat bazen bize sadece sonuçları gösterir, sebeplerini düşünmeyi ise bize bırakır. Dualarımızda neyi ne kadar istediğimizi, neyin bizim için hayırlı olduğunu çoğu zaman unuturuz. Oysa her istek, beraberinde bir imtihanı da getirebilir...

Aşağıda paylaşacağım hikâye, işte tam da böyle bir duanın ardında saklı duran derin bir imtihanı anlatıyor. Gerçek bir olaydan alınmış, ibret dolu bir yaşanmışlık...


Mevzumuzla alakalı, oldukça hüzünlü bir hikâye...

Diyanet’te görevli iken bir hocam (vaiz, müftü) anlatmıştı. Aynen şöyle:


Hikâyenin yaşandığı yer Şanlıurfa. Bir toprak ağasının evine misafiriz. Yan tarafta bir beşik duruyor. Ev sahibi ara sıra beşiği kontrol ediyor. Sordum:


– Çocuk ağlamıyor, neden sık sık kontrol ediyorsun beşiği?

– Hiç sorma hocam, çocuk hasta. Pek ağlayamaz zaten...

– Allah şifa versin.

– Âmin hocam.


Bir iç çekip şöyle devam etti ev sahibi:


– Aslında hocam, biraz isyan ettim Allah’a karşı. O da adeta, “İlla da istiyorsan, al sana erkek evlat,” der gibi...

– Nasıl yani?

– Erkek evladım yoktu, hep dua ettim Allah’a. Bazen isyana yakın bir ısrarla istedim. Nitekim Rabbim de duamı kabul etti, verdi bir erkek evlat. Lakin hasta... Götürmediğim doktor kalmadı. Hep özel doktorlar... Öyle ki, tarlalarımı sattım, kamyonumu, traktörümü sattım. Elimde ne varsa harcadım. Ancak iyileşme yok. Yani, ölü gibi öylece duruyor.


Allah’tan hayırlısını isteyeceğime, ısrarla her gün "erkek evlat" dedim. Rabbim de dedi ki: "Al sana erkek evlat." Sağlıklı olsun, hayırlı olsun demedim; sadece erkek çocuk dedim...


İşte bu beşik, o çocuğun beşiği.


– Anladım. Rabbim şifasını versin inşallah, dedim.


Öyleyse duamız hep şu olsun:


“Allah’ım! Hayırlı olanını ya da imtihanını verebileceğimiz nimetleri ver bize.”



Ph. D. Mehmet Rıza Özacar