Kitaplar
BİR NESLİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
BİR NESLİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
"Değer mi Dostum?"
Türkiye’de Gençliğin Eğitimi, Umudu ve İmarı Üzerine Gerçekçi Bir Not
Üniversiteye Giden Yol: Hayal mi, Hesap mı?
Her yıl milyonlarca genç, üniversite sınavına giriyor.
Bu yıl sadece 2 milyon 650 bin öğrenci hayalini üniversiteye bağladı.
Kimileri tıp, mühendislik, eğitim gibi bölümlere yerleşecek ya da başka bölümlere . Ama çoğunluğu için bu yolculuk, bir bekleyişe, bir belirsizliğe, bir umutsuzluk hikâyesine dönüşecek kanaatimce. Zira vaziyet onu göstermektedir.
Sizce kaybolan yalnızca umut mu?
Hayır.
Kaybolan O Değerler :
On iki yıl
Bir gençlik dönemi
Aile huzuru
Toplum güveni
Ekonomik kaynaklar
Ve en acısı: İnsan emeği ve ruhu
Eğitimin Gerçek Maliyeti (2025)
İlkokuldan Lise Sonuna Kadar (12 Yıl)
Toplam Maliyet (USD)Devlet8.800 – 11.300Aile (kurslu)17.000 – 27.000Toplam25.000 – 38.000
Eğer öğrenci LGS ve YKS hazırlığında 2 yıl yoğun kurs aldıysa bu maliyet 42.000 doları aşmaktadır.
Üniversite Eğitimi Maliyeti (4 – 6 Yıl)
Kalemler:
Aileye Maliyeti (USD)Barınma (KYK, kira)8.000 – 15.000Yemek, ulaşım, temel giderler6.000 – 10.000Kitap, kırtasiye, materyal1.000 – 2.000Harçlık, sosyal yaşam2.000 – 4.000Araç-gereç, teknoloji (bilgisayar, telefon vb.)1.500 – 3.000Toplam 4 – 6 yıl18.500 – 34.000 USD
Özel üniversite, şehir dışı yaşam, özel yurt ya da ev gibi etkenler bu rakamı 50.000 dolara kadar çıkarabilir.
Büyük Toplam
Bir öğrencinin ilkokuldan üniversite sonuna kadar toplam eğitim maliyeti:
Devlet desteğiyle: 33.800 – 45.300 USD
Aile katkısıyla: 35.000 – 60.000 USD
Ek kurslar, özel okul ve şehir dışı üniversite gibi faktörlerle: 70.000 doları aşabilir. Fert başına 100 bin dolar gibi bir sermayeden bahs ediyoruz.
Ve bazen bütün bu harcamaların sonunda:
Ne meslek var
Ne istihdam
Ne de huzur
Gerçekler Tablosu
Bölüm
Mezun Sayısı, Gerçek İş Bulma Oranı
Tıp: 50.000%100’e yakın
Diş Hekimliği80.000%80
Eczacılık100.000%25
Mühendislik (genel)300.000Düşük (Yazılım hariç)
Eğitim Fakültesi300.000%10–15Diğer
BölümlerYüz binlerce Belirsizlik
Görünmeyen Fatura
Bu tabloda olmayan ama daha ağır olan bir bedel var:
Geç evlilikler
Aile içi çatışmalar
Madde bağımlılığı
Kız çocuklarının istismarı
Suç oranlarında artış
Kimlik bunalımları
Ruhsal çöküş ve intiharlar
Tüm bu yıkımların ortak noktası: İşsiz, yönsüz, umutsuz gençlik.
Gerçek Bir Hikâye
Bir aile geldi. Çocuğuyla sorun yaşamaktadır.
Evde huzur yok. Aile, ders çalışmadığı için çocuğa kızgın.
Sınavlar yaklaşıyor. Aile kaygılı.
Sebep: Beklenti.
Çocuğu dinliyorum.
Diyor ki:
“Hocam, ben çocukluğumdan beri arabalara hayranım. Özellikle lüks otomobillere. Yani, teknolojiye.
Lise ya da ortaokuldan sonra tamirci olup bu dünyayı yakından tanımak, usta olmak, kendi iş yerimi kurmak ve bir gün güzel bir arabaya sahip olmak istiyorum.Haylim budur.
Yanlış mı bu hocam?”
Hayır. Asla.
Bu, çok güzel bir hedef. Gerçekçi bir yöneliş.
Ama ailem diyor ki:
“Olur mu öyle şey? Aklını mı yitirdin? El ne der?
Memlekette öğrenirlerse ne deriz? Tamirciymiş…
Filanın oğlu mühendis, bizimki tamirci…”
Ve o çocuk, hayalini değil; toplumun beklentisini yaşamak zorunda kalıyor.
Kendine değil, başkalarının onayına mahkûm ediliyor.
Peki Neden Bu Hale Geldik?
Devlet:
Plansız üniversitelerle mezun sayısını artırdı, ama istihdam alanı oluşturmadı.
Aile:
“El ne der?” anlayışıyla çocuğun yeteneğini değil, diplomasını yüceltti.
Siyaset:
Bu çöküşü izliyor, ama müdahale etmiyor.
Genç:
En az sorumlu olan odur. Fakat artık kendi yolunu cesaretle seçme zamanıdır.
Son Söz
Bu sistem gençlerin umutlarını değil, yalnızca sabrını ölçüyor.
Diploması olan ama mesleği olmayan bir nesil büyüyor.
Yorgun, yılgın, kırgın bir gençlik.
Ve sorulması gereken en sade, en yalın soru şu:
"Değer mi dostlarım ?"
Yıllar, paralar, umutlar, huzurlar...
Sadece diploma için, sadece “el ne der?” uğruna, gerçekten değer mi?
Not
Yarın devam edeceğim.
Ph.D. Mehmet Rıza Özacar
Gazeteci Araştırmacı Yazar