Kitaplar

İNSAN BİLMEDİĞİ ŞEYİN CAHİLİDİR

Teşekkürler Bursa Şehir Hastanesi…

Hayatta bazı yerlere korkarak girersiniz, çıkarken mahcup olursunuz…

Bursa Şehir Hastanesi’ne ilk giderken açık konuşayım; zihnimde klasik devlet hastanesi kalabalığı, yoğunluk, ilgisizlik ve yorucu bir süreç vardı. Fakat daha ilk saatlerden itibaren gördüğüm tablo, bana düşüncelerimi yeniden gözden geçirmeyi öğretti.

Bir dostumuzun rahatsızlığı vesilesiyle hastaneye gittik. Ömrünü ilme ve insan yetiştirmeye adamış kıymetli Hasan Hocam’ın tedavi sürecine refakat ettik. Bu süreçte sadece tıbbî hizmet değil, insanlık adına da çok güzel manzaralara şahit olduk.

Öncelikle şunu ifade etmeliyim: Bir hastaneyi büyük yapan yalnızca binası değildir. Asıl büyüklük; orada çalışan insanların vicdanında, sabrında, merhametinde ve hizmet ahlakında gizlidir.

Bu hastanede bunu gördüm.

Doktorundan hemşiresine… Hasta bakıcısından temizlik görevlisine… Güvenlik görevlisinden danışmadaki memuruna… İdari personelinden teknik çalışanına kadar herkesin, insanlara yardımcı olmak için samimi bir gayret içinde olduğunu müşahede ettim.

İnsanlar bazen aynı soruyu defalarca soruyor, bazen gergin oluyor, bazen de ne yapacağını bilemiyor. Buna rağmen personelin sabırla yardımcı olmaya çalışması gerçekten takdire şayandı. Özellikle güvenlik görevlilerinin, insanların sert tavırlarına rağmen vakarlarını bozmadan yardımcı olmaları dikkatimi çeken en önemli hususlardan biri oldu.

Bugün toplum olarak en fazla ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri belki de “insanca muamele”dir. Bursa Şehir Hastanesi’nde bunun birçok güzel örneğini gördüm.

Beyin Cerrahisi alanında görev yapan kıymetli hocamız Prof. Dr. Mehmet Ali Ekici Beyefendi ile de ilk defa tanışma fırsatım oldu. Açık söylemek gerekirse, ilmi büyüdükçe tevazusu küçülmeyen insanlardan biri olduğunu gördüm. Sadece hastalara değil; yanında çalışan asistanlara, hemşirelere ve personele karşı da son derece nezaketli, şefkatli ve yapıcı bir tavır içerisindeydi. Bazı insanlar makamıyla büyür, bazı insanlar ise tevazusuyla… Mehmet Ali Ekici Hocamız ikinci gruptandı.

Hastamızın poliklinik sürecinde, kendi mesaisinden feragat ederek yakından ilgilenen, yatış sürecinde özel alaka gösteren Doktor Ahmet Fuat İncesu Bey’e de ayrıca teşekkür etmek isterim. Böylesi yoğun bir ortamda gösterilen samimi ilgi ve fedakârlık gerçekten kıymetlidir.

Koordinasyon noktasında bizlerle yakından ilgilenen Yasemin Albayrak Hanımefendi’ye ve ilk gün hastane sürecinde araç, giriş ve yönlendirme konusunda büyük destek sağlayan kıymetli kardeşimiz Muhammet Giriş’e de ayrıca teşekkür ederim.

Ve gelelim asıl dikkatimi çeken noktaya…

Bir İslam mütefekkirinin şu sözünü yıllar önce duymuştum: “İnsan, bilmediği şeyin ya cahilidir ya da düşmanıdır.”

Bursa Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Salih Metin Hocam hakkında geçmişte kulaktan dolma bazı değerlendirmeler duymuştum. Ancak kendisiyle yüz yüze görüşünce doğrusu ciddi anlamda mahcup oldum.

Mütevazı… İnsan ayırmayan… Personeline tepeden bakmayan… Doktoruyla, çalışanıyla iç içe olan… Samimiyet ile disiplini aynı anda taşıyabilen bir yönetim anlayışı gördüm.

En önemlisi de şuydu: Orada korku iklimi değil, aile ortamına benzeyen bir çalışma havası hissediliyordu.

Bu da tesadüf değildir. Çünkü bir kurumun ruhu, çoğu zaman yöneticisinin ahlakını taşır.

Bugün sağlık çalışanlarımız çok ağır şartlar altında görev yapıyor. Belki çoğu zaman bir teşekkür bile duymadan gece gündüz mücadele ediyorlar. İşte bu sebeple; başta Başhekim Doç. Dr. Salih Metin olmak üzere, Prof. Dr. Mehmet Ali Ekici’ye, Doktor Ahmet Fuat İncesu’ya, Yasemin Albayrak Hanımefendi’ye, Muhammet Giriş kardeşimize ve ismini sayamadığım bütün sağlık çalışanlarına gönülden teşekkür ediyorum.

İyi insanlar hâlâ var. Ve bazı kurumlar, hâlâ insanlığını koruyor.

Bursa Şehir Hastanesi’nde bunu gördüm.

Pd.D. Mehmet Rıza Özacar
Gzt. Arş. Yazar