Kitaplar

MUTLULUK ARTI HUZUR AZALDI

         

          HAZ ARTTI, HUZUR NEDEN AZALDI?


Dikkat çekici bir gözlem vardır:

Araştırmacılar, bazı maymun topluluklarında yiyecek ve barınma sıkıntısının bulunduğu dönemlerde çatışmaların daha az olduğunu, buna karşılık ihtiyaçların fazlasıyla karşılandığı bazı ortamlarda ise saldırganlık ve kavganın arttığını gözlemlemişlerdir.

Bu durum insana şu soruyu düşündürüyor:

Acaba insan da ihtiyaçları için mücadele ederken daha huzurlu, sadece hazları için yaşarken daha huzursuz hale mi geliyor?

Eskiden insanların imkânları azdı ama kanaatleri çoktu. Bir çift ayakkabı, sıcak bir yuva ve helâl bir lokma büyük bir nimet sayılırdı.

Bugün ise dolaplar dolu, evler büyük, imkânlar fazla... Fakat buna rağmen huzursuzluk, tatminsizlik ve mutsuzluk da artıyor.

Çünkü ihtiyaçlar azaldı, arzular çoğaldı.

Psikiyatrist Nevzat Tarhan'ın da dikkat çektiği gibi, haz ile huzur aynı şey değildir. Haz geçicidir; insan bir süre sonra ona alışır. Yeni alınan bir eşya, kazanılan bir makam veya elde edilen bir imkân bir müddet sonra sıradanlaşır.

Ama huzur farklıdır.

Huzur; anlamda, kanaatte, sevgide ve insanın Rabbiyle kurduğu bağda saklıdır.

Nitekim Rabbimiz şöyle buyurur:

"Dikkat edin! Kalpler ancak Allah'ı zikretmekle huzur bulur." (Ra'd, 28)

Peygamber Efendimiz (sav) de şöyle buyurur:

"Âdemoğlunun iki vadi dolusu malı olsa üçüncüsünü ister." (Buhârî)

Demek ki insanın asıl problemi çoğu zaman yokluk değil, doyumsuzluktur.

Çünkü kalp eşya ile değil, mana ile doyar.

Haz tüketildikçe azalır, huzur paylaşıldıkça artar.

Belki de modern insanın en büyük problemi şudur:

Ekmek arttı, fakat anlam azaldı... İmkânlar arttı, fakat kanaat azaldı... Haz arttı, fakat huzur azaldı...



Ph. D. Mehmet Rıza Özacar

Gzt. Arş. Yazar