Kitaplar

PANTOLON ÇIKTI İFFET....

PANTOLON ÇIKTI, İFFET BOZULDU MU?

“Silah çıktı mertlik bozuldu” der atalarımız.
Bu sözün gölgesinde düşünürken, aklıma başka bir uyarlama  ya da teşbih düşüyor:
“Pantolon çıktı, iffet bozuldu.”

Örtü, insanlıkla aynı yaştadır. İnsanın var oluşuyla birlikte örtünme ihtiyacı doğmuştur. Örtü, yalnızca bedeni değil; hayâyı, vakar ve şahsiyeti de muhafaza eder. Bölgeye, iklime, inanca göre biçimlenir ama hiçbir zaman hayatımızdan çıkmaz.ve fıtrata uygun olmuştur hep. Yani:
Kadına kadın elbisesi, erkeğe erkek elbisesi..

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

"Ey Âdemoğulları! Size edep yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise indirdik. Takvâ elbisesi ise işte o daha hayırlıdır." (A‘râf, 7/26)

Bizim topraklarımızda da asırlardır fıtrata uygun giysiler vardı.
Erkek gömleğini, şalvarını giyerdi; sonra pantolon girdi aramıza.Olsun, ona da razı olduk.
Kadın ise fistanını, eteğini, şalvarını, çarşafını, yemeni denen eşarbını…
Her yaşın, her bölgenin kendine has elbisesi olurdu. Hepsi farklıydı ama hepsi kimliği ve iffeti korurdu.

Şimdi ise manzara hayli değişti.
Kadına has, erkeğe has kıyafet neredeyse kalmadı. Ortak elbiseler çıktı; pantolon bunların başında. Seksenlik ninelerin bile çarşafının, fistanının yerini pantolon aldı. Giyerken bile içten içe utanıyorlar. Ne eskiyi bırakabiliyorlar, ne de yeniyi kabullenebiliyorlar.

Hele örtülü bir kadının daracık pantolon üzerine başörtü takması… Hayli gülünç bir manzara. Çünkü örtünün özü kayboluyor; örtü, örtüsüzlüğe benziyor. Böylece nebevi ahlaktan uzaklaştıkça, içinden çıkılamaz bir hale düşüyoruz.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

"Her dinin kendine has bir ahlâkı vardır. İslâm’ın ahlâkı ise hayâdır." (İbn Mâce, Zühd, 17)

Evet, işte mesele burada düğümleniyor. Hayâ kaybolduğunda, giyim kuşamın da anlamı kayboluyor. Elbise, artık sadece bir kumaş parçası oluyor; ne kimlik taşıyor, ne vakar, ne de iffet.

Ve işte o acı soru:
Bize ne oldu?

Bir zamanlar elbise kimlikti, vakar idi. Şimdi küreselleşmenin, reklam kültürünün, modern hayatın baskısı altında kadın da erkek de kendi fıtratına yabancılaştı. Gelenek ile yenilik arasında sıkışıp kalan toplum, ne tam olarak terk edebiliyor ne de tam olarak sahiplenebiliyor. Ortada kalan biz, tuhaf bir hâl yaşıyoruz.

Kısa Versiyon (Sosyal Medya Paylaşımı)

“Silah çıktı mertlik bozuldu” der atalarımız.
Bugün ise sormak lazım:
Pantolon çıktı, iffet mi bozuldu?

“Ey Âdemoğulları! Size edep yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise indirdik. Takvâ elbisesi ise işte o daha hayırlıdır.” (A‘râf, 7/26)
“Her dinin kendine has bir ahlâkı vardır. İslâm’ın ahlâkı ise hayâdır.” (İbn Mâce, Zühd, 17)

Eskiden kıyafet kimlikti, vakar idi. Şimdi kadın-erkek fark etmeksizin ortak elbiseler aldı başını gitti. Örtü var ama örtünün özü yok.

Ve acı soru hâlâ orta yerde duruyor:
Bize ne oldu?


Ph. D. Mehmet Rıza Özacar
Gzt. Arş. Yazar