Kitaplar

SEN HANGİ KAPININ ANAHTARSIN?

               SEN HANGİ KAPININ ANAHTARISIN?   

 

      Dün, İl Müftum Selim Yavuz Karabayır ile birlikte bağımlılıktan kurtulmak isteyen genç kardeşlerimizle çok anlamlı bir program gerçekleştirdik. Konuşması sırasında söylediği bir hadis, uzun süre zihnimden çıkmadı:

"İnsan anahtar gibidir; hayra da kapı açabilir, şerre de..."

İşte bütün mesele burada başlıyor.

Madem ki hayat bir imtihandır... Madem ki doğru ile yanlış bellidir... Madem ki yaptığımız her iyiliğin de her kötülüğün de bir karşılığı vardır...

O hâlde insan neden kötü bir kapının anahtarı olmayı seçer?

Kur'ân-ı Kerîm bu gerçeği çok açık ifade eder:

"Şüphesiz Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez. Fakat insanlar kendilerine zulmederler." (Kur'an-ı Kerim)

Bir başka ayette ise Rabbimiz şöyle buyurur:

"Kim zerre kadar hayır yaparsa onu görür; kim de zerre kadar şer işlerse onu görür." (Kur'an-ı Kerim)

Yıllardır aile danışmanlığı yapıyorum. Gördüğüm birçok olay bana aynı gerçeği öğretti.

Bir kişi, arkadaşına ilk uyuşturucuyu uzatıyor... Belki birkaç saniyelik bir davranış... Ama o gencin dağılan ailesinde, yetim kalan çocuklarında, işlenen suçlarda ve dökülen gözyaşlarında o ilk adımın da payı oluyor.

Buna karşılık bir başka insan el uzatıyor, tedaviye götürüyor, sahip çıkıyor, yeniden hayata tutunmasına vesile oluyor. İşte o da açtığı hayır kapısının sevabına ortak oluyor.

Danışanlarımdan bir kadın, öfkeyle söylediği tek bir cümleden sonra eşinin evden çıktığını ve bir cinayet işlendiğini gözyaşları içinde anlattı. Bir başka olayda, "Git, hesabını sor." denilen bir söz, hem bir yuvanın dağılmasına hem de bir canın kaybedilmesine sebep oldu. Bir başka vakada ise düşünülmeden söylenen birkaç cümle, kardeşleri birbirine düşürdü.

Bazen bir cümle bir ömür inşa eder.

Bazen de bir cümle bir ömrü yıkar.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ne güzel söylemiştir:

"Söz, yaydan çıkan ok gibidir; çıktı mı artık geri dönmez."

Said Nursî ise insanın iradesine dikkat çekerek şu hakikati hatırlatır:

"Bir küçük iyilik bazen büyük neticeler doğurur; küçük görülen bir kötülük de büyük felaketlere kapı açabilir." (Risale-i Nur'un genel mesajının özeti.)

Psikolojinin de kabul ettiği bir gerçek vardır: Davranışlar bulaşıcıdır. İyilik de bulaşır, kötülük de. İnsan, çoğu zaman çevresinin açtığı kapılardan geçer.

Öyleyse bugün kendimize şu soruyu soralım:

Ben hangi kapının anahtarıyım?

İnsanların umutlarını mı açıyorum, yoksa ümitsizliklerini mi?

Kalpleri mi birleştiriyorum, yoksa birbirinden mi uzaklaştırıyorum?

Çünkü bazen bir anahtar, sadece bir kapıyı değil; bir insanın kaderini de açar.

Tercih bizimdir... Anahtar da bizim elimizdedir.


Ph.D. Mehmet Rıza ÖZACAR 

Gzt.Arş. Yazar