Kitaplar

Ne Suçlan Ne suçla

SUÇUN ÖTESİNE VARMAK


İnsanın kendini tanıma yolculuğu çoğu zaman bir gölgeyle başlar: suçlama. Bu gölge, önce dışarıdaki insanları hedef alır. Yaşadığımız sıkıntıların, karşılaştığımız engellerin kaynağını başkalarında aramak kolaydır; çünkü insan, kendisine ayna tutmaktan çoğu kez çekinir. Başkalarını suçlamak, yolun yarısında durmak gibidir. Ne tam bir yüzleşme vardır, ne de hakikate ulaşma cesareti.


Fakat bir an gelir ki insan, parmağını başkalarına doğrultmanın hiçbir şeyi değiştirmediğini fark eder. Bu fark ediş, yavaş yavaş suçlamanın yönünü içe doğru çevirir. Kendisini suçlayan kişi, yolculuğa yeni başlamıştır aslında. Çünkü suçun yükünü sırtlamak, hem acı hem de öğretici bir deneyimdir. Kişi çoğu zaman hatalarıyla yüzleşmekte zorlanır, fakat bu yüzleşme olmadan gelişimin kapıları açılmaz.


Yine de yolculuğun en olgun durağı, suçlamanın büsbütün ortadan kalktığı noktadır. Hiç kimseyi—ne kendini ne de başkalarını—suçlamamak, hayatı olduğu gibi kabul etmek demektir. Bu kabul, pasif bir kabulleniş değil; aksine, insanın kendi sorumluluğunu fark ettiği en aydınlık andır. Suçlamanın olmadığı yerde özgürlük başlar, çünkü kişi artık geçmişin gölgelerinin değil, kendi iradesinin taşıyıcısıdır.


Yolun sonuna varmış olan, artık suçlayacak kimse aramaz. O, anlamıştır ki hayat; nedenlerin, sonuçların ve tesadüflerin iç içe geçtiği büyük bir bütünlüktür. Ve insan, ancak bu bütünlüğü kavradığında hem kendine hem de dünyaya daha merhametli bakabilir


Ph. D. Mehmet Rıza ÖZACAR

Gzt. Arş. Yazar