Kitaplar
Bazı insanlar için halk arasında "aptal" denir. Oysa mesele çoğu
zaman zekâ değildir. Asıl mesele; yanlışta ısrar etmek, kendini
sorgulamamak, hatadan ders almamak ve başkalarını önemsememektir. Nice
zeki insanlar vardır ki, bu davranışları sebebiyle hem kendilerine hem de
çevrelerine büyük zarar verirler.
Bugün gelin, başkalarını değil; önce kendimizi değerlendirelim.
Her konuda mutlaka söyleyecek bir sözü vardır. Dinlemez, öğrenmeye ihtiyaç
duymaz. "Ben bilirim." demek, gelişimin önündeki en büyük engeldir.
Yanlışı apaçık ortaya çıksa bile özür dilemez. Sürekli bahaneler üretir,
suçu başkalarına yükler.
Verdiği sözü unutur, sonra da "Öyle demedim.", "Yanlış
anladın.", "Ben öyle kastetmedim." diyerek gerçeği örtmeye
çalışır.
Dinlemek yerine savunur. Karşısındakini anlamaya çalışmak yerine haklı
çıkmaya çalışır.
Dünya yansa umurunda değildir. Ama en küçük sıkıntı kendisine dokunduğunda
ortalığı ayağa kaldırır.
Karşısındaki insanın acısını, üzüntüsünü ve sıkıntısını hissedemez. Bir
dostu işini kaybetmiş, borç içinde olabilir; o ise karşısındakinin hâlini
düşünmeden kendi mutluluğunu anlatır. Farkında olmadan gönül kırar.
Bazen bir cümle kurar; iki kardeşi, iki aileyi, yılların dostluğunu
birbirine düşürür. Sonra da "Ben öyle demek istemedim." diyerek işin
içinden çıkmaya çalışır. Oysa kırılan kalp kolay kolay onarılmaz.
Yüce Allah şöyle buyurur:
"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve dosdoğru söz
söyleyin." (Ahzâb Sûresi, 70)
Peygamber Efendimiz ﷺ ise şöyle buyurmuştur:
"Ya hayır söylesin ya da sussun."
Ne büyük bir ölçü… Çünkü bazen söylenmeyen bir söz, söylenen bin sözden daha
değerlidir.
Mevlânâ'nın şu sözü de hepimize rehber olmalıdır:
"Söz ağzından çıkıncaya kadar sen onun sahibisin; çıktıktan
sonra ise o senin sahibindir."
Psikoloji de bize şunu öğretir: Olgun insan, haklı görünmeye değil,
doğruyu bulmaya çalışır. Hatasını kabul edebilen, empati kurabilen ve
gerektiğinde özür dileyebilen insan; hem ruh sağlığını hem de ilişkilerini
korur.
Şimdi aynaya bakalım.
Bu yedi maddeden biri bile bizde varsa, onu düzeltmek için bugünden bir adım
atalım. Çünkü gerçek akıl; hiç hata yapmamak değil, yaptığı hatayı fark edip
ondan ders almaktır.
Unutmayalım:
İnsan, başkalarını değil; önce kendisini düzelttiğinde gerçek
anlamda olgunlaşır.
Mehmet Riza ozacar
Gzt. Ars. Yazar